ETKİLİ KONUŞMA SANATI

Etkili konuşma, sosyal ortamda kendimizi ifade etmemiz, bilgimizi karşı tarafa sunmamız aslında kendimizi pazarladığımızın en büyük göstergesidir. Eskilerin deyimiyle ise bu belâgattır.

Her insan yaradılış sebebiyle doğuştan konuşur kimi diliyle kimi gözleriyle kimi bedeniyle… Ama kimse doğuştan etkili konuşmaz.

Etkili konuşmak aslında bir sanattır. Zamanla bu sanatın incelikleri öğrenilerek konuşma yeteneği geliştirilir.

Bireyin iş ve özel yaşantısındaki başarının bir kısmı da aslında etkili konuşma sanatını bildiği ve bunu doğru kullandığı içindir.

Kendimizi iyi veya kötü ifade edebilmek karşı tarafa doğru veya yanlış lanse etmek aslında bizim elimizdedir.

Şöyle düşünelim, çok iyi bir üniversite mezunu ve farklı donanımlara sahipsiniz. Bir mülakata davet edildiniz, işveren veya İnsan Kaynakları Müdürü, öz geçmişinizi inceledi donanımlarınızı ve becerilerinizi işe uygun gördü, ta ki siz mülakata gelene kadar. Mülakatta kendinizi ifade edemediğiniz, öz geçmişinizi pazarlayamadığınız takdirde çok iyi üniversite diplomanız veya donanımızın size hiçbir katkı sağlamaz. İnsanın en büyük donanımı etkili konuşma sanatını bilmesi ve bunu kullanmasıdır.

ETKİLİ KONUŞMANIN PÜF NOKTALARI

Etkili konuşmanın en temel kuralı, kullandığınız dili doğru konuşmak ve doğru telaffuz etmektir. Bunun için bol bol kitap okumalı, kelime dağarcığımızı geliştirmeliyiz.

Diğer bir etken ise akıcı konuşmak ve doğru yerde duraklama yapmaktır. Dümdüz konuşma etkili bir konuşma değildir, doğru yerde yapacağınız tonlama aslında belirtmek istediğiniz cümlenin altını çizmektir.

Ve bir değer etkenimiz ise, ses tonumuz jest ve mimiklerimizdir. Bir konu hakkında konuşurken doğru ses tonumuzu kullanmak, doğru yerde jest ve mimiklerimizi kullanmak, dinleyicinin size odaklanmasını sağlamaktadır.

Size bunu 6.yy’da yaşamış Ezop’un masalından örnek vererek anlatmak isterim.

Ezop, Sisam Adası’nın Kralı Ladmon’un kölesi olmadan önce, çağın tanınmış bilginlerinden Ksantus’un kölesi imiş. Ksantus, bir gün Ezop’a demiş ki: “Çarşıya git, bu akşamki misafirlerime en iyi, en lezzetli yemekleri yapmak için ne gerekiyorsa satın al.” Ezop, Ksantus’un misafirleri şerefine verdiği ziyafette bütün yemekleri “dil”den yapmış. Ksantus, Ezop’u misafirlerinin önünde azarlamış.. “Nedir bu rezalet? Ben sana en lezzetli, en nefis yemekleri yap, dedim. Sen hepsini dilden yapmışsın.” Ezop “Evet efendim, en lezzetli yemekleri hep dilden yaptım” demiş. “Çünkü dünyadaki en güzel, en tatlı şey dildir. İnsanlar dilleriyle anlaşırlar, dilleriyle dua ederler, diğerlerine karşı sevgilerini dille anlatırlar. Dil olmasaydı, insanların hâli ne olurdu?” Aradan zaman geçmiş; Ksantus, bu defa pek sevmediği kişilere ziyafet vermek istemiş; ama bu defa Ezop’tan, en kötü yiyecekleri hazırlamasını istemiş.

Ezop, bir önceki ziyafet gibi, çorba dahil bütün yiyecekleri dilden yapmış ve efendisi azarlamadan kulağına fısıldamış. “Dünyadaki en acı, en çirkin, en kötü şey dildir. İnsanları, birbirine düşüren, kavga ettiren, aralarını açan, savaşlar çıkartan dildir. İnsanın başına gelen pek çok felaketin sebebi, dildir.”

SATIŞTA ETKİLİ KONUŞMANIN ÖNEMİ

Satışta etkili konuşmanın önemi aslında masal altında yatıyor. Başarılı satışçıların ellerindeki en büyük anahtarı etkili konuşmaktır. Etkili konuşan satış temsilcisinin açamadığı kapı, satamadığı ürün/hizmet yoktur.

Doğru cümleler kullanan, bilgi ve birikimini doğru sunan, soru ve taleplere etkili cevaplar verebilen satışçılar genellikle hedeflerine ulaşırlar.

Karşı tarafı iyi dinleyerek, göz teması kurarak, jest ve mimikleriyle, doğru sözcük telaffuzuyla ve sattığı ürünün bilgilerini etkili konuşarak anlatanlar bu işi başarırlar.E

Etkili bir konuşma yapabilmek için, etkin bir dinleyici olmak gerekir. Unutulmamalıdır ki iyi bir dinleyici, iyi bir konuşmacıdır.

Hizmet satın almak istediğiniz x firmasında müşteri koltuğunda oturduğunuzu varsayalım, sorular sorduğunuz satış personelinin sizi dinlemediğini, sorduğunuz her soruya gelişigüzel cevaplar verdiğini düşünün, ürün veya hizmet size ne kadar cazip gelirse gelsin karşınızda oturan satış temsilcisi konuşmasıyla sizi etkileyemiyor veya size ulaşamıyorsa siz müşteri koltuğundan çoktan kalkmış olursunuz.

Zamanında bir beyefendi ihtiyacı olmadığı halde bir bankadan kredi kartı satın almış, sebebini sorduğumuzda ise, karşımdaki satış personeli öyle güzel anlatıyordu ki sözcüklerinin büyüsüne kapıldım, bu kadar güzel anlatırken almazsam ayıp olur dedim ve satmak için karşımda güzel güzel konuşan beyefendiyi kırmadım ve kredi kartı başvurusunu onayladım demişti.

İnsanlar ihtiyacı olduğu için, ihtiyacı olabileceğini düşündükleri için ve almaları gerektiğine ikna oldukları zaman satın alırlar.

Bu sebepten dolayı tatlı dil yılanı deliğinden çıkartmakla kalmayıp sizi ihtiyacınız olabileceğini düşündürüp veya almanız gerektiğine ikna ettirir.

Yorumlarınızı Bekliyorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir