Aptal Adamın Hikayesi

Hedefsiz adamın durumu:

Mutsuz bir adam durumundan sürekli şikayet edermiş. ‘’Çalışıyorum, uğraşıyorum buna rağmen karnımı zor doyuruyorum.’’ Yola bir melek bulmak için çıkmaya karar vermiş, böylelikle sıkıntılarını anlatarak çözecekmiş.  

Yolda bir kurtla karşılaşmış. Bir deri bir kemik kalan kurt adama yaklaşmış, nereye gittiğini sormuş. Adam derdini anlatmış: ‘’Bir melek arıyorum onu bulup bana yapılan haksızlığın düzeltilmesini isteyeceğim’’ 

Bunun üzerine kurt; bana da bir iyilik yapar mısın demiş. ‘’Ben de gece gündüz dolaşıyorum, bir lokma yemek zor buluyorum. O meleğe benden söz et, böyle açlıktan öle kurtta olur muymuş’’ diye sor. 

Adam tekrar yola koyulmuş. Çok geçmeden karşısına güzel bir kız çıkmış. Kızda ona nereye gittiğini sormuş, hikayesini dinledikten sonra ellerine sarılmış. ‘’ Yalvarırım o meleğe benim durumumu da anlat, gencim, güzelim, zenginim her şeyim var ama mutsuzum. Mutluluğa ulaşabilmek için ne yapmam lazım ne olur meleğe sor.’’ 

İSTEMEDİĞİN BİR ŞEY İÇİN ÇOK ÇALIŞMAYA “STRES” SEVDİĞİN BİR ŞEY İÇİN ÇOK ÇALIŞMAYA “TUTKU” DENİR. – SIMON SINEK

Adam melek ile kız içinde konuşacağına söz vermiş ve yola devam etmiş. Yorulduğu sırada bir ağacın altında dinlenmek için ağacın altına uzanmış. Fakat çevresi yemyeşil olan bir ağacın tek yaprağı bile yokmuş. Tabii ağaç bu duruma çok üzülüyormuş. Adamın meleğe gittiğini anlayınca ‘’ Ne olur o meleğe benim durumumu da sor’’ demiş. Adam ağaca da peki dedikten sonra yola koyulmuş. 

Nihayet bulmaktan ümidi kestikten sonra, melek karşısına çıkmış. Adam derdini anlatmış: ‘’Gece gündüz demeden çalışıyorum, dünyanın hiçbir nimetinden yararlanamıyorum, acınacak bir haldeyim. Benden daha az çalışan sefa süren insanlar var söyler misin; eşitlik, hak, adalet bunun neresinde? 

Adamı dinleyen melek, tamam tamam demiş. Zengin ve mutlu olabilmen için sana bir şans veriyorum, şimdi geldiğin yoldan geri dön.  

Meleğin bu sözleri üzerine rahatlayan adam, kurdun, kızın, ağacın ricalarını da meleğe söylemiş. Melek onlar içinde bir şeyler söylemiş. Adam bunları dikkatle dinlemiş ve dönüş yoluna koyulmuş. 

Uzun bir yolculuğun ardından ağacın yanına gelmiş ve meleğin söylediklerini anlatmış. ‘’Köklerin tam yanında gömülü altın dolu bir sandık varmış, bu yüzden beslenemiyormuşsun. Beslenemediğin içinde yaprağın ve meyven yokmuş, sandık çıkartılırsa senin de yaprağın ve meyven olacakmış.’’ Yaşasın demiş ağaç. Çabuk orayı kaz ve o gömüyü çıkart. Hayır demiş adam, melek bana kendi şansımı verdi. Evime dönmem lazım. Yoluna devam etmiş. 

Genç kız bıraktığı yerde onu beklemekteymiş. Ona ‘’sevinçlerini ve acılarını paylaşabileceğin birini bulabilirsen bütün dertlerin hallolacak, mutlu olacaksın’’ demiş. O zaman kız, hadi gel seninle evlenelim mutlu olmaya çalışalım diye atlamış. Adam, hayır olmaz buna zamanım yok demiş. Melek benim şansımı verdi, bir an önce evime gitmeliyim, sende artık kendine bir koca bul demiş. 

Çok geçmeden o zayıf bir deri bir kemik kalmış kurt çıkmış karşısına. Adam olanı biteni ona da anlatmış. Kendi şansını bulmak için evine gittiğini acelesi olduğunu söylemiş. Peki ya ben demiş kurt benim için ne dedi. ‘’Senin için ne dediğini bende anlamadım’’ demiş adam. Melek dedi ki, o kurt yiyecek bir aptal bulamazsa, aç susuz dolaşmaya mahkumdur. Kurt ‘’ ben çok iyi anladım demiş’’ ve aptalı yemiş. 

Hedef belirlemezsek, kurdun yediği bu aptaldan farkımız kalmıyor. Karşımıza çıkan fırsatları birer birer harcıyoruz. İş fırsatını, muhteşem bir müşteriyi ve hayatımızın ilişkisini… 

Her şeyin başı ne istediğini bilmek bundan sonra bil emi. 

Yorumlarınızı Bekliyorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir